Tokyo ile başladığımız Japonya seyahatimizin ikinci durağı Fuji Dağı’nın eteklerindeki Fujikawaguchiko isimli kasaba oldu. Planlarımıza göre Tokyo’dan Kyoto’ya giderken uğrayacağımız bu bölgede bir kaç gün geçirmek ve hem Japon kültürünün en önemli simgelerinden bir tanesi olan Fuji Dağı’na tırmanmak, hem de Japonya’nın önde gelen eğlence parklarından bir tanesi olan Fuji-Q Highland’i ziyaret etmek istiyorduk.

Tren biletlerinin ücreti bizim düşük seviyeli bütçemizin çok üzerinde olduğundan Fuji Dağı bölgesine Tokyo’dan gelmenin en hesaplı yolu otobüs ile idi. Biz de Highway Buses sitesinden Fuji’ye biletimizi kişi başı 1750 Yen’e (13 €) satın aldık ve Shinjuku’daki ilginç otobüs terminalinden otobüse bindik. İlginç diyorum çünkü terminal bir binanın 4. katında. Daha önce hiç normal bir binanın üst katlarında terminal görmediğimiz için, burayı bulmakta zorlandık. Otobüs Shinjuku’dan Fujikawaguchiko isimli kasabaya 1 saat 45 dakika’da ulaştı. Yer ayırttığımız kapsül hostel ise Kawaguchi Gölü’ne yakındı. Ve henüz vakit çok geç olmadığı için otobüs terminalinden hostelimize yürümeye karar verdik. Aslında hava çok sıcak olmasa güzel bir yürüyüş olduğunu söyleyebilirdim ancak havanın sıcaklığı adeta başımızı eritti. Yorgun, terli ve bunalmış bir halde hostele vardığımızda ise bizi daha saçma bir süpriz bekliyordu.

Fujikawaguchiko İstasyonu’ndan Kapsül Hostele Yürüdüğümüz Rota

Japonya’da Kapsül Hostel

Capsule Inn Fujisan isimli kapsül hostelde herkesin kendine ait bir kapsülü var. Her bir yatakhane’de (kapsülhane) yanyana ve üstüste 20 adet kapsül buluyor. Biz daha önce hiç bir kapsül hostelde kalmadığımız için aslında merak ediyorduk nasıl olur böyle bir yerde kamak diye ancak burayı tercih etmemizin sebebi kapsül hostel oluşundan değil, bölgedeki en ucuz yer oluşundan dolayı idi. Ucuz dediğime de bakmayın. Tüm seyahatimizin en pahalı 2. odası burası idi. Kişi başı bir kapsüle 18 € civarında bir ücret ödedik. Ancak geldiğimizde başka bir süprizle de karşılaştık. Bilmiyorduk, tahmin de etmiyorduk. Geldiğimiz kapsül hostel sabah 10:00’dan akşamüzeri 16:00’ya kadar kapalı imiş. Yani bu saatler arasında gelirseniz kapı kalıyorsunuz, burada kalıyorsanız da bu saatler arasında dışarıda olmak zorundasınız. Temizlik vaktiymiş ve taviz yok. Saat henüz 14:30 idi ve çevrede girip dinlenebileceğimiz bir açık kafe ya da restoran yoktu. Neyse ki göle yakındık ve göl kenarındaki banklara uzanıp beklemeye başladık.

Hostele girip kapsülleri gördüğümüzde ise keyfimizin çok yerinde olduğunu söyleyemeyeceğim. İlk gecemizi geçirdikten sonra diyebilirim ki kapsül içinde uyuma deneyimi de çok keyifli değildi. Kendimi morgda gibi hissetmedim desem yalan olur. Genel olarak Japonlar’ın bir hali midir bilemiyorum ama kaldığımız bu ikinci hostelde de çalışanlar çok güleryüzlü ya da içten değillerdi. Kuralların bu kadar keskin olduğu bir ülkede şaşırmamamız gerekiyor belki ama her bir köşebaşında, duvarda yani her yerde hostelin kurallarının bu kadar çok belirtilmesi ve çalışanların da bunu sürekli tekrar etmesi bizi biraz gerdi açıkçası.

Kurallardan bazıları;

  • Saat 10:00 – 16:00 arası hostelde kalmak yasak.
  • Akşamları duş almak yasak, aslında tek duş saat aralığı sabah 07:00’den 09:00’a kadar.
  • Kapsüllerin içerisi 80’lerden kalma gibi. Teknolojisini geçtim, her yer kırık dökük.
  • Çamaşır makinesini kullanmak çok pahalı. Onun da şu an hatırlamadığım saat aralıkları var ve kendi deterjanını kullanmak zorundasın. (Hadi bu kural çok anlaşılmaz değil)
  • Hostele girerken ayakkabılarınızı çıkarmak zorundasınız.

Şu ana kadar sürekli şikayet ettim ancak Kawaguchiko Gölü’nü ve Fujikawaguchiko’yu ziyaret etmek bizim için ilginç bir deneyimdi. Fuji dağı hostelimizin arkasında kalıyordu ancak duyduğumuz ve bazı seyahat sitelerinden okuduğumuz kadarıyla gölün karşı tarafından muhteşem bir Fuji manzarası oluyormuş. Biz de hostele eşyalarımızı bıraktıktan sonra gölün çevresinde bir tur attık ancak ne yazık ki efsanevi Fuji Dağı’nı alçak bulutlar sebebiyle göremedik. Yine de gölün çevresinde yürürken Japon balıkçıları, sık ağaçlar ile kaplı dağların aralarından süzülen bulutların oluşturduğu mistik manzarayı, güneş battıktan sonra ortaya çıkan kasabanın ışıklarının göldeki yansımalarını izledik ve hostele vardığımızda hava kararmıştı, biz ise çok yorulmuştuk. Bu kasabada üç gece konaklayıp, bir günümüzü Fuji-Q Highland’e, diğer bir tam günümüzü ise Fuji Dağı’na tırmanışa ayırmak istiyorduk ancak hosteli beğenmemiştik ve halihazırda 2 gecesini ödediğimiz hosteli 1 gece daha uzatmak istemedik. Şanssızlığımız ise bütçemize uygun kalacak bir yer bulamamıştık. O yüzden ya Fuji-Q Highlands’ten vazgeçecektik, ya da Fuji Dağı’nı ziyareti gelecekteki başka bir Japonya ziyaretine saklayacaktık. Havanın halihazırda çok sıcak olması ve dağın tüm gün bulutlarla kaplı olması karar vermemizi kolaylaştırdı. Efsanevi Fuji Dağı’na tırmanma fikrine üzülerek veda ettik. Fuji-Q Highland’de dünyanın en hızlı roller coasterlarıyla günümüzü şenlendirecektik.

Fuji-Q Highland

1968 yılından beri ziyaretçilerini kabul eden bu park Fuji Dağı’nın eteklerinde yer alıyor. İçerisinde 6 adet birbirinden heyecanlı ve hızlı roller coaster yer alıyor. 1996 yılında açılan Fujiyama rollecoaster’ı açıldığında 79 metre ile dünyanın en yüksek roller coasterı olma ünvanını elde etmiş. Şu an ise dünyanın en yüksek 8., en uzun 5. ve en hızlı 10. roller coasterı.

En son hizmete açılan Do-Dodopa roller coasterı ise 52 metre yüksekliğinde ve 172 km/s’e ulaşan hızı ile dünyanın en hızlı 4. roller coasterı. Dünyanın en hızlısı olmasa da en hızlı hızlanan roller coasterı aynı zamanda kendisi.

Bir başka ilginç roller coaster ise Takabisha. Takabisha dünyanın 121 derecelik serbest düşüşlü rayları ile dünyanın en dik roller coasterı olma ünvanını taşıyor. Aşağıdan roller coasterı izleyenler tam bir çember çizdiği loop içinden ise Fuji Dağı’nı görebilirler. Biz ise 3 gün geçirdiğimiz bu bölgede Fuji Dağı’nı tek bir kez bu noktada görebildik. Bulutlar 2 dakikalığına ayrıldı ve efsanevi Fuji Dağı bize yüzünü biz buradayken gösterdi.

Tüm günümüzü geçirdiğimiz Fuji-Q eğlence parkında zamanımızın çoğu kuyrukta geçti. Giriş bileti için çeşitli alternatifler mevcut. Biz tüm aletlere sınırsız giriş imkanı tanıyan Freepass’lerden satın aldık. Ücretsiz giriş yapıp binmek istediğiniz aletler için ayrı ayrı bilet de alabilirsiniz ancak rollercoasterların çoğunun tek binişlik bileti 2000 Yen civarında. Biz ordayken başka bir bilet çeşidi daha gördük ki burayı bir daha ziyaret edersek kesinlikle bu biletlerden edinmeye çalışacağız. İsmi Priority Pass. Bu biletiniz varsa kuyrukta beklemenize gerek yok. Doğruca kuyruğun en önüne geçiyorsunuz ki, bizim ortalama her bir biniş için bekleme süremiz 45 dakika civarındaydı. Bu bahsettiğim biletimiz olsaydı çok daha keyif alabilirdik bu parktan. Gün biterken ayaklarımızda derman kalmamıştı ve dönüş için binmemiz gereken otobüsü de kaçırdık. Fuji-Q’dan Hostele kadar olan 4km’lik yolu yürüdük. Gece vakti Japon kırsalında, Japon korku hikayelerini ana ana yürüdüğümüz yol günün ayrı bir atraksiyonu oldu bizim için.

Fujikawaguchiko – Kyoto

Ertesi gün erken saatlerde uyandık ve yine bütçemizi çok yormadan Kyoto’ya nasıl gidebiliriz diye yaptığımız araştırma sonucunda en ucuz yolculuğun bölgesel trenlerle yapılabileceğini öğrendik. Rotamıza göre Fujikawaguchiko’dan Mishima İstasyonu’na otobüs ile gelecektik. Mishima’dan Kyoto’ya ise bölgesel trenlerle 5 aktarma yaparak gidecektik. Bu yolculuk bize kişi başı 62 €’ya geldi. Ne yazık ki Fujikawaguchiko’dan Kyoto’ya direk giden bir araç bulamadık. Eğer bu yolculuğu ucuz değil de hızlı yapmaya çalışsaydık yine Mishima İstasyonu’a gitmemiz gerekecekti. Oradan ise Kyoto’ya giden hızlı trenlerin biletleri tek yön için 90€ civarında.

Japonya ile ilgili diğer yazılarımız için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz:

1- Japonya’ya Giriş
2- Tokyo
3- Fujikawaguchiko
4- Kyoto
5- Osaka

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here